ankarada aşk başkadır

Sitenizi arkadaşlarımın tavsiyesiyle inceleme şansına sahip oldum. Çoğunun ufuksuz, sıradan ve duygudan yoksun, gerçekleşmemiş ve ucuz düş ürünü hikayelerden oluştuğunu belirtmeliyim… Ancak arada bazılarının incelenmeye değer olduğunu söyleyebilirim.Uzun zamandır yazıp yazmama arasında tereddütte kaldım. Aynı boyutta hisseden insanların da olabileceğini düşünüp, anımı paylaşmaya karar verdim. Duygusuz, ruhsuz bir seks, vitrinde sergilenen bir et parçasıyla beraber olmaktan öteye gidemiyor… Hepimiz yaşadığımız süre boyunca, şöyle yada böyle diye tabir edilebilecek birliktelikler yaşıyoruz. Ama içerisinde dizginlerinden koparılmış bir aşk varsa, beyninizin tüm hücrelerinde doyumu hissedebiliyorsunuz. Aşksız doyum sabun köpüğünden öteye gidemiyor. Gelelim yaşadığım anıya1998 yılından başlayıp bugüne kadar uzanan anılar silsilesini kapsıyor aslında. Halen sürdürmekte olduğum mesleğimin Stajyerlik evresini tamamlamış ve meslek sınavlarına girmek için, kırk günlük sınava hazırlık kurslarına kayıt yaptırmıştım. Kışın bütün soğukluğunu iyiden iyiye hissettirdiği Kasım ayıydı. Cuma günü 7,5 saatlik bir yolculuktan sonra Mersinden Ankaraya gittim. Ankara daha da bir soğuktu. Kalın giysilerimle bir penguen den farksızdım. Çok kasvetli ve fazla gri bulmuştum Ankarayı. Planıma göre cuma akşamı Ankarada olacaktım ve Kızılayda bir otele yerleştikten sonra biraz gezip dolaşacaktım. Eşyalarımı yüklendiğim gibi yola koyulup kalacağım bir otel aramaya başladım. Kızılay bembeyaz kar altındaydı, kaldırımlar yer yer buzlanmıştı. Düşmemek için zor duruyordum ayakta. Nihayet güzel bir otel bulmuştum. Kayıt yaptırdıktan sonra odama çıkıp güzel bir duş aldım, üstümü değiştirdiğim gibi kendimi dışarıya attım. Soğuğa rağmen her yer çok kalabalık ve ışıl ışıldı!. Yollarda birbirlerine kartopu atanlar, birbirlerini Güven parkta karların içine yatırıp şakalaşanlarla Ankara sanki kasvetini üstünden atmaya çalışıyor, gülümsüyordu. Tatlı bir huzur kaplamıştı içimi, kente ısınmaya başlamıştım. Bu sıcaklık karnımı acıktırmıştı. Büfeden ekmek arası döner ve yanına da ayran almıştım ki değmeyin keyfime… Açlığımı yatıştırdıktan sonra oturup bir-iki kadeh içebileceğim bir yer aramaya başladım. Sakarya caddesinde bir bara oturup havanın soğuğuna inat rakımı yudumlamaya başladım. 2 saat kadar sonra otele tekrar döndüm. Ertesi ve ondan sonraki gün oldukça yoğun geçecekti. Kurs sabah saat 08:00de başlayıp, akşam 18:00 de bitiyordu ve 40 gün boyunca her hafta sonu aynı şeyi yaşayacaktım. Döndükten sonra biraz Tv izleyip, biraz kitap okuyup uykuya daldım. Sabah kalkıp tıraş olup, duşumu aldıktan sonra güzel bir kahvaltı yaptım ve yola koyuldum. Hala kar yağıyordu, sokaklarda insanların bir yerlere yetişmek için gösterdiği tatlı bir telaş, arabalardan yükselen klakson sesleriyle Ankara güne hazırlanıyordu. On dakikalık yolculuktan sonra kurs yerindeydim. Kantine inip Nescafemi aldım ve saatin dolmasını bekledim. Henüz yeni yeni geliyordu insanlar. Kantin masalarında kızlar ve erkekler ayrı ayrı gruplanmış sohbet ediyorlar, birbirlerini tanımaya çalıyorlardı. bir şeyler okuyor, oyalanıyordum ve sonradan çok iyi dost olduğum bir sesle kendime geldim:- Merhaba, günaydın.- Merhaba- Adım Ali, oturabilir miyim?- Memnun oldum, adım Ulaş, buyurun lütfen.Tanışma merasiminden sonra kurs salonuna çıktık. Sevecen, sıcak biriydi. Yerimize geçtik. Ankaradan tanıdığı arkadaşlarıyla tanıştırdı. Derken ders başladı. Hayatımızdaki en önemli şeyi gerçekleştirime ciddiyetiyle hocamızın anlattıklarını pür dikkat kesilmiş, hipnotize bir vaziyette dinliyorduk. 10 dk. Geçmişti ki kapı çalındı. Kısık, mahcup ve ürkek bir ses- Özür dilerim, geç kaldım, girebilir miyim?- Buyurun lütfenAnfiyi topuklarından yükselen hızlı ve panik adımlama sesleriyle inleterek arka sıralardan birine ilişti ürkek ceylan yavrusu. Ders devam ediyordu. Nihayet 10 dk.lık mola. Aliyle kantine inip çaylarımızı alıp masalardan birine iliştik. Alinin tanıştırdığı ve adının Özlem olduğunu öğrendiğim bir afet-i devran oturuyordu masada. Kahvaltısını henüz yapamamış, evden börek getirmişti. Sıcak ikramına dayanamayıp biz de ikramından bir parça aldık. Nişanlıydı Özlem; ama bakışları, edası, girişkenliği, rahat tavırları, ses tonuyla fazla çapkın biri olduğunu gösteriyordu. Yakınlaşmıştık. Espriler, sıcak diyaloglarla kahkahalar yükseliyordu masamızdan. Mizacım gereği, soğuk durmayı, çekimser kalmayı sevmem. Ortamdan olumlu elektrik aldıysam katılımcılığı severim. Isınmıştık birbirimize ama nişanlı olması bir yerlerde durmamı sağlıyordu. Fasılalarla devam eden ders aralarında birçok insanla tanışma şansım olmuştu. Masamız artık epey kalabalıklaşmıştı. Sıcak bir grup olmuştuk. Akşam için programlar bile yapılmaya başlanmıştı. Bir yerlere gidilecek ve eğlenilecekti. Özlem ve Ali yapıyordu programı. O gün için son dersti artık. Son arada, anfiye gelen bayanın kantinin en arka masalarından birinde ürkek, kendi halinde oturduğunu gördüm. Öyle güzel, öyle masum bir yüzü vardı ki saatlerce oturup izlenilesi bir tabloyu andırıyordu. Tepkisinin ne olacağına aldırmaksın yanına gittim, yüzünün yaydığı ışıktan kendimi alamıyordum. Aya inat yansıyan mavi bir ışık hüzmesi.- Merhaba.dediğimde kafasını kaldırıp ürkek bir tavır ve ses tonuyla- Merhaba dedi. Dokunsam kaçacaktı sanki.- Adım Ulaş, sizin de bir adınız vardır umarım.Yarı gülümser, yarı mahcup ses tonuyla,- B. dedi.- Rahatsız etmek istemem ama, katılmak ister misiniz bize?- Yooo. teşekkür ederim, böyle daha iyi.- Peki, siz bilirsiniz. Tekrar memnun oldum.Masama döndüm ama Özlem bir yandan benimle sohbet ederken, diğer yandan göz ucuyla B.ye bakıyordu. Rahatsız olmuş gibiydi. Akşam ders bittikten sonra toplandık. Beni Özlem götürecekti gideceğimiz yere. Ali eve uğrayıp eşini de alıp öyle gelecekti. Aklım hâlâ B.deydi. Yolda Özlemle sohbet ediyorduk şuradan buradan. Derinliğime inen meraklı soruları vardı. Evli olup olmadığım veya bir sevgilim olup olmadığı türünden sorular. Çankayaya doğru ilerliyorduk. Özlemin nişanlısı askerdeymiş, 4 ayı kalmış dönmeye, yaza doğru evleneceklermiş. Babası Ankarada emekli olduktan sonra ailesi asıl memleketleri olan Kırklareline taşınmış. Üniversiteyi bitirdikten sonra Özlem babasının da yardımıyla Ankarada bir firmaya girmiş ve yıllar sonra müdür olmuş. Muhasebe müdürü Özlem. Özlem alımlı kız, Özlem güzel, Özlem fettan, Özlem yanardağlardan süzülen lav. Yakıp kavuruyor değdiği yerleri. Nihayet geldik programlanan yere. Oldukça şık ve güzel bir yer. Sohbet etmeye devam ettik, bir süre sonra Ali ve eşi geldi. Kendisi gibi Alinin eşi. Sıcak, sarıp sarmalayan, sevecen mi sevecen bir insan. Çabuk kaynaştık. Yeme-içme faslı ağırdan alınıyor, demleniyorduk, gece uzayacak gibiydi. Harika bir müzik çalıyordu. Ali ve eşi dansa kalktılar ve ardından ben ve Özlem. Öyle sarılmıştı ki Özlem, tanımayanlar bizi sevgili sanırdı. Alinin gözünden kaçmamış, liseden arkadaşı Özlem ve çok iyi tanıyor. Arada;- Bu kıza dikkat et, baştan çıkarabilir seni demişti.Ama kızın durdurak dinlediği yoktu, mesafeli yaklaşmama, henüz birkaç saatlik tanışmamıza rağmen fazla sokulgan davranıyordu. Göğüslerini göğsüme iyice yazlamış, sımsıkı sarılmıştı. Arada, bilinçli yaptığını kesinlikle biliyorum, göbeğiyle penisime baskı yapıyor, sallandıkça iyice sürtünüp tahrik olmamı sağlıyordu. İri gözlerini gözlerime dikmiş, tepkimi bekliyordu. Ateş basmıştı her yanımı. İstem dışı titriyordum. Yüzünde hınzır bir gülümseme vardı. Ama yine de dikkatli olmaya çabalıyordum. Gece bitti ve dönüyorduk artık, güzel bir gece yaşatmışlardı bana, sağolsunlar. Dönmek için arabalarımıza ilerlediğimizde Ali bu gece onlarda da kalabileceğimi bütün sıcaklığı ve dostluğuyla söylemişti. Özlem; bende de kalabilir dedi. Ama otele döndüm. Özlem beni buruk bir şekilde bıraktı otele. Ertesi gün görüşmek üzere vedalaştık. Sıcak bir duş ve güzel bir uykudan sonra Ankaranın yine karlı yüzüne merhaba dedim. Yine aynı telaş ve ders faslı. Kurs yerine yine erken gelmiştim. Kantine indiğimde bir gün öncesinin geç kalmışlığını telafi edercesine bir masada sadece B.. otuyordu. Yanına gittim- Merhaba, günaydın.- Günaydın- Hayırdır, dünün geç kalmışlığını telafi ediyorsun sanırım- Evet, dün utandım biraz, ayıp oldu- Çay içelim mi- Ben alabilir miyim?- İlk ben teklif ettim ama.- Peki, şekersiz olursa sevinirim- Baş üstüne Prenses hazretleri… gülümsedi, kısık bir tonla. Gün aydınlandı yüzünde ve gönlümde, çok güzel gülümsüyordu. Uçarak gidip aldım çayları- Teşekkür ederim, zahmet oldu.- Ne önemi var Prenses, emir kabul ederim.- Estağfurullah ama bana Prenses demeseniz!!!!- Bir Prensese başka türlü nasıl hitap edilir ki.Gülümsedi yine, kısık kısık güldü. Gün yansıdı gönlüme, ışıklar içindeydim.Yavaş yavaş kursiyerler gelmeye başlamıştı. Özlem uçarak girdi içeri ama beni B.yle görünce yüzünün haritası değişti. Yavaş ve emin adımlarla masamıza geldi. Elinde folyoya sarılmış bir şey vardı, söze girdi- Günaydın, rahatsız etmiyorum ya!!!B. yine o bildik mahcup ve tedirgin yüz haline büründü. Sessizdi, bir şey söylemedi.Sözü aldım:- Günaydın, gel, otur lütfen. Tanıştırayım sizi; B. bu da ÖzlemÖzlem baştan aşağı süzüyordu B.yi, B. rahatsız olmuştu, Özlem kendinden son derece emin, mağrur bir edayla kuruluverdi masaya. Derken hafifçe kalktı ve bana doğru eğildi ve iki yanımdan öptü;- Dün geceden beri nasılsın?B.nin yüzü değişti, ışığı sönmüştü sanki, karanlığa gömüldü.- İyiyim sağolun, Aliyle beraber çok güzel bir konukseverlik gösterdiniz, çok teşekkür ediyorum, bunu unutmayacağım. Nişanlınla, ki kısmetse eşin olacak, Mersine geldiğinizde sizi ağırlamaktan müthiş keyif alacağım.Özlem belli etmemeye çalışıyor ama her halinden verdiğim cevaptan rahatsız olduğunu davranışlarıyla gösteriyordu.- Kıymalı börek yapmıştım, belki kahvaltı yapmamışsındır diye düşündüm.- Çok incesin, kahvaltı yapmıştım ama tabiki hayır demem.Ali geldi bu arada, uykulu mahmuru gözlerle.- Günaydın,- Günaydın Ali, hadi buyur bak Özlem börek yapmış, soğutma.- Valla kaçırmam, hanım erkenden gitti işe, kahvaltı yapmaya üşendim.Yeniden kahvaltı faslı, ders derken öğle arasını bulduk. Özlemi iş yerinden çağırdılar, gidip dönecekti. Alide eşiyle yemek yemek için çıktı, davet etti ama kabul etmedim. Yalnız kalmıştım. B. yoktu ortalıklarda. Yakınlarda yemek yiyebileceğimiz bir yer aradım. Harran Kebap Salonu, neyin nesidir anlamadım ama bir şeyler atıştırmak gerekiyordu. İçeri girdiğimde B..de ordaydı, bir mükafattı sanki benim için. Yanına yaklaştım:- Beklediğin kimse yoksa beraber yiyelim mi?- Tabiki buyur lütfen, Özlem yok galiba!!Dedi, ses tonu çok manidar ve iğneleyiciydi.- Hayır, işe gitti.Yemeklerimizi yedik ve bir saatlik arada sohbet edebileceğimiz kadar sohbet ettik. Yumuşamıştı. İlgilendiğimin farkına varmıştı. Hatta oradan ayrılırken muzipliğini takınıp şemsiyemi o almıştı ve tutmuştu bize. Buzlar erimişti. Özlem ve Ali gelmediler derse, beraber oturmuştuk aynı masaya. Yakınlaşmaya başlamıştık. Kursun o gün bitmesine yakın Ali ve Özlem beraber geldiler, B.yle dışarı çıkıyorduk. Biletimi alıp gece 24te Mersine dönecektim. Özlem atıldı hemen:- Akşam bir yerlere gideceğiz, hadi gidelim.B. yine en mahsun halini almıştı. Masum gözlerle bana bakıyordu.- B.ye sözüm var, kusuruma bakmayın, onunla bir yerlere gideceğiz.dediğimde Özlem avını parçalamaya hazır bir panteri andırıyordu. B. gün aydınlığı yüzüne tekrar kavuşmuştu. Ama nezaketi de elden bırakmak istemiyordu.- Sözleştiyseniz sizi alıkoymiyim, ben gidicem zaten dedi. Zaten sözleştiğimiz bir şey yoktu B.yle ama Özlemi atlatmak istiyordum. Bu durumdam Ali daha da keyiflenmişti.- Hadi Özlem biz gidelim, onların programlarını bozmayalım.Özlem istemeyerek de olsa ayrılmıştı bizden, vedalaşarak ayrıldık onlardan ve B.yle yürümeye başladık.- Neden programımız olduğunu söyledin, program yapmamıştık ki.- Ne yani, demek benimle program yapmak istemiyorsun, demek beni bir Prensesle program yapmaktan alıkoyucaksın!!!- Ya hayır öyle değil ama sözleşmemiştik.- Tamam işte, şimdi sözleştik, istemiyor musun yani?- Olabilir ama ben de Konyaya gidicem, fazla vaktim yok.- Olsun, vaktin olduğu kadar. Hemen sıkıldın mı yani benden, istemiyor musun beni?- Yo öyle değil!!!- Tamam o zaman gidiyoruz- Nereye?- Çıldırmaya.- Ama lütfen geç kalmayalım- Emirdir Prenses. Demek ki eğlenilecek ve Prenses geç kalmayacak.Gülüştük ve Çankayada keyfimize göre bir yer bulduk. Gözlerimi artık alamıyordum ondan, gözüm başka bir şey de görmek istemiyordu. Dünyam o olsun istiyordum, bütün hayatım onunla dolsun istiyordum. Israrlarımla iki kadeh şarap içmişti, yanakları al al olmuştu, şişede kalan şarap daha da kıskanmış B.nin yanaklarını. Kadehimi yanağına doğru uzattım.- Sence hangisi daha kırmızı?- Ayyy. inanmıyorum, çok mu kızardı?- Öyle yakışıyor ki. Lâlin gerçek tonunun bu olması gerekiyor. Ama hangi ressam bu tonu tutturabilir ki. Tanrı bile övünmüştür şimdi kendisiyle. Gün yüze lâl yanak.- Utandım.. Gece bitmesin istiyordum, prangayla bağlanmıştım adeta ona. Nasıl olabilirdi, bu kadar kısa sürede, nasıl, nasıl, nasıl.- Kaçta kalkıyor otobüsün- 22de, saat kaç- 21- Gidelim mi?- Gitmesek olmaz dimi?Gülümsedi yine, gülümsedikçe ömrümden birkaç ömür yitiriyordum..- Peki kalkalım..- Her şey için çok teşekkür ederim, benim için çok farklı bir geceydi.- Laf mı Prenses, ne yapabildim ki? Telefonunu almamda bir sakınca yoktur umarım, arayabilirim seni değil mi?- Tabiki, ben de aliyım seninkini, telefonlaşırız ama telefonumu çaldırdığında rahat konuşamazsam anlayışla karşıla lütfen. Bizimkiler meraklıdır, fazla soru sorarlar.- Demek ki Prenses esaret altında. Böyle bir güzellik korumam altında olsa ben de hassaslanır, kimlerin aradığını merak ederdim.- Şımartma lütfen, abartıyorsun, ben Prenses değilim ama bizimkiler fazla meraklı.- Ariycam seni PrensesTelefon numaralarımızı verdik birbirimize. Otele uğrayıp eşyalarımı almam gerektiğini beni bekleyip bekleyemeyeceğini sordum. Geç kalıp kalmayacağımızı sordu. Geç kalmayacağımızı, en azından onu uğurlamak istediğimi söyledim. Kabul etti ve otele geldik, apar topar eşyalarımı alıp lobiye yanına geldim. Yola koyulduk, ama içim gitmesini istemiyordu, yol boyunca sohbet ettik. Terminalde onun biletini alıp peronlara geldik. İçim böyle göndermeye el vermiyordu. Çantalarımı yanına bırakıp 2 dk. beklemesini, sigaramın bittiğini söyledim. Peki, dedi. Konya arabasından bir bilet de kendime aldım. 2 saat daha görmek bile kârdı benim için. Ama o bunu bilmiyordu. Otobüsünün kalkış saati gelmişti, vedalaştık. Yerine kuruldu ve el salladı. El sallayıp yürümeye başladım, birkaç otobüsü geçtikten sonra arkalarından dolaşıp onun otobüsüne geldim ve muavine eşyalarımı verdim. Orta kapıdan içeri girip bir arkasındaki koltuğa oturdum. Beni görmüyordu. Derin derin dalmış uzakları seyrediyordu!. Mesaj yazmaya koyuldum.- Prenses, şimdiden özledim seni Cep telefonunu aldı ve eli titriyordu, aradan görebiliyordum. Bir şeyler yazmaya başladı. Telefonumu titreşime almıştım. Mesaj geldi:- Ben de, kendine iyi bak Prens inanamıyordum, galiba benden hoşlanıyordu. Otobüsün kalkmasına birkaç dakika kalmıştı, yeniden bir mesaj göndermiştim:- Sana eşlik etmemi ister misin?- Delisin sen, yapamazsın ki?- Yaptım bile, arkana dön ve merhaba de. Arkasına döndü ve en gülümser ve en şok haliyle;- inanamıyorum sana dedi ve oturup gülmeye başladı. Yanındaki kadın ikimize bakıyordu. Eğilip:- Yapabiliyor muşum demek, galiba deliyim!Yanındaki kadını yer değiştirmek için ikna edemedim ama olsun 2 saat daha görebilecektim. Şimdilik bu da yeterliydi. Yol kısa sürdü, bitmesin istiyordum ama bitti. Terminalde abisi ve babası karşıladı, alıp gittiler yüreğimden büyük bir parça kopararak. Bir sonraki hafta sonuna kadar nasıl bekleyecektim, zaman geçer miydi?Onlar ayrıldıktan sonra indim ve Mersine dönmek için otobüs aramaya başladım. 02:00de araba vardı. Epey bekleyecektim. Hafızamda olduğu kadarıyla şiirler göndermeye başladım telefonuna. Müsait değildi sanırım, 01:30 gibi aradı gülümser ve sıcak tavrıyla. Deli olduğuma kanaat getirmişti artık, hala inanamıyordu onunla Konyaya kadar geldiğime. Sıcak ve sarmalayıcı bir sohbetti. Yarım saate yakın konuştuk telefonda ve sonrasında Mersine döndüm. Sabah uyanır uyanmaz artık ilk işimiz telefona sarılmaktı. Kırk yıldır hasret, kırk yıldır ayrı gibiydim onunla. Telefon yetmiyordu, sesini duymak yetmiyordu. Bir-iki gün içerisinde telefonda sevişmeye başlamıştık. Telefonla dokunabiliyor, mesajlarıyla tenini hissedebiliyordum. Bu şekilde onunla olmak acı veriyordu. Dayanamıyordum artık. Anlaştık ve Perşembe günü Ankarada olacaktık. Sürecin bu kadar hızlı ilerlemesi beni de korkutuyordu ama bir girdaba düşmüş gibiydim ve akıntıya bırakmıştım kendimi. Ne olursa olsundu. Sırılsıklam tutulmuştum çünkü, vücudumun kimyasını değiştirmişti ve aynı etkileşimi o da ifade ediyordu bana. Başka türlü bir şey de umurumda değildi. Beğeniyor, beğeniliyor ve yüceltiliyordum. Kaç erkek veya kadın yaşadığı bir beraberlikten dolayı kendini ayrıcalıklı hissedebiliyor. Bal gibi de ayrıcalıklıydım ve ona da ayrıcalıklı olduğunu hissettiriyordum. Perşembe zor geldi, bir ömür beklermişcesine zaman geçmek bilmedi. Çarşamba günü gece yola çıktım, Perşembe sabahı orda olacaktım. O da sabahtan İzmir caddesinde beni bekliyor olacaktı. Yol boyunca şoförün bütün silsilesine küfür ettim. Bana göre yavaş gidiyordu ve zaman geçmek bilmiyordu. Yola çıkmadan önce oteli arayıp ikimizin adına yer ayırttırdım. Nihayet Ankaradaydım. Servise binip İzimir caddesine geldiğimde gözlerime inanamadım. Benden önce ordaydı. Uçarak indim servisten. Öyle sarılmıştık ki, iki koca dağın, çölün suya hasreti gibi kenetlenmiştik. Kokusu bambaşkaydı, gün ışığıma kavuşmuştum. Binlerce öpücük konduruyordum yüzüne, alnına boynuna. Hâlâ utangaç ve mahçuptu. Yüzünü aldım avuçlarımın arasına, güneşi avuçlarımın arasında hissediyordum. Gözlerinde binlerce yıldız, sarmaya, öpmeye doyamıyordum. Eşyalarımı aldım ve otele geldik. Yukarıya çıkmak istemedi benimle, utangaçtı, ne kadar ısrar ettiysem nafile. Sorun değildi, yukarıya çıkıp eşyalarımı bırakım, ve çantamda onun için hazırladığım iki hadiye paketini alıp aşağıya indim. Lobide verdim birinci hediyesini, paketi heyecanla açtı ve ardından yüzünde güller açan bir gülümseme. Küçük bir ayıcık vardı kucağında, çok mutlu görünüyordu, uzandı ve sıcacık bir öpücük kondurdu dudaklarıma. Eşyaları hâlâ lobide yanımızdaydı, hazırlanıp hazırlanmayacağını sordum. İtiraz etmedi ve eşyalarını alıp yukarıya çıktı. Heyecanla onu bekliyordum, bir yandan da inanasım gelmiyordu, o artık sevgilimdi. Yarım saat kadar sonra indi lobiye, harika görünüyordu, saçlarını arkadan topuz yapıp toplamış, hafif bir makyaj yapmıştı. Üzerinde siyah ve şık bir manto, altında ince, dar boğazlı bir kazak ve altına da diz kapaklarına kadar uzanan dar bir mini etek giymişti. Gözlerimi alamıyordum, güneş gibi parlıyordu karşımda, ışıklar içerisindeydi. Çıkıp akşama kadar dolaştık dışarıda, akşam için program hazırlamıştık. Gidip bir yerlerde baş başa eğlenecektik. Ayıcığın patisine dokunduğunda- I Love You diyordu. Parmakları aynı ritme alışmışcasına sürekli dokunup duruyordu ayacığın patisine. Büyülenmiş gibiydi. Söze girdi:- Biliyor musun? Sıkılmadan sonsuza kadar dinleyebilirim bu cümleyi.Gülümsedi, gülümsedikçe gün devriliyordu gözlerinin akşamında.Kahvaltımızı yapıp uzun uzun hasret gideriyorduk. O da hâlâ inanamıyordu yaşadıklarına, ben alamıyordum gözümü yaydığı gün ışığına. Dışarı çıkıp saatlarce dolaştık, çocuklar gibi şendik. Akşam Kızılayda bir bara oturup beraberliğimizin tadını çıkardık. Harika bir müzik eşliğinde, belki de bize öyle geliyordu, saatlerce dans ettik. Kollarımda bir bulut kümesinin yumuşaklığını taşıyor gibiydim. Bu kadar duru, bu kadar beyaz. İnanasım gelmiyordu. Dans ederken fısıl fısıl konuşuyorduk:- Biliyor musun? Bir erkekle daha önce yaşadığım en ileri şey ele ele tutuşmaktı. Şu an bir erkekle, kollarımda, sarmalamanın yetmediği erkeğimle koyun koyunayım.- Biliyor musun? Gün ışığı bu denli hiç yakmamıştı benliğimi, bedenimi. Işığımsın, sebebimsin.Başı omzumdaydı. Sıkı sıkıya sarılmıştı, tek vücut gibiydik. Hiç bu kadar içmediğini söylemişti, arka arkaya şarap kadehlerini bir bir yuvarlamıştı. Yanakları şarabın kızılına inat al aldı. Epey yarılamıştık geceyi ve sevgilim epeyce çakırkeyif olmuştu. Toparlandık, dönme vaktiydi artık ama çakırkeyf olmasına rağmen gecenin nasıl biteceğini biliyor ve tedirginliğini yansıtıyordu. Otel yakındı, öpüşerek, sarılarak usul usul kathediyorduk mesafeyi. Lobiden anahtarımızı alıp asansöre bindik. Ellerimiz, vücutlarımızın her noktasına temas ediyordu. Odamızın bulunduğu kata gelmiştik. Eğilip kucağıma aldım ve koridoru uçarcasına geçtik adeta. Anahtar elimdeydi, kapıyı açıp ayağımla ittim ve içeri girdik. Topuğumla kapadım kapıyı. Oda sokak ışıklarıyla, ben onun yüzüne baktıkça aydınlanıyordum. Usulca yatağa bırakıverdim ve yanına uzandım. Soluksuz kalmış gibiydik, derin derin soluyorduk havayı. Yüzünde, vücudunda dolaşıyordu ellerim. Gözleriyle bir şeyler anlatmak istiyor gibiydi. Adeta, daha fazla ileri gitmeyelim, bu kadarı bile benim için fazla, der gibiydi. Acemi, ama içten öpücükleri vardı. Uzun uzun öpüşüyorduk. En mükemmel mevsim meyvesinden bile alamayacağım tadları, dudaklarından alıyordum. Ama nafile, yavaş yavaş üzerindekileri çıkarmaya başlamıştım. Pardesösü, eteği, kazağı, ayakkabıları ve derken iç çamaşırlarıyla kalmıştı. Öylece bırakıp doğruldum yerimden. Mini dolaba ilerleyip şarap şişesini aldım. Merakla beni izliyordu yerinden yarı doğrulmuş şekilde. Mantarını açıp yanına geldim. Şişeyi dudaklarına uzattığımda suya hasret çöl gibi yudumlamaya başladı. Dudaklarının kenarlarından süzülenleri dilimle almaya başladım usul usul. Ardından şişeyi doğrultup birkaç yudum aldım ve başucumuzdaki komodinin üzerine bıraktım. Dadaklarımız kenetlendi önce, alev parçası dudakları dudaklarımın arasındaydı. Artık hiçbir şeyi umursamıyor gibiydi, rahatlamıştı. Kıvranıp duruyordu kollarımda. Ellerim, pürüzsüz bacaklarında, kadifeden yumuşak vücudunda dolaşıyordu. Kazağımı ve fanilamı çıkarmama yardımcı oldu, üstüm çıplaktı ve üzerine çekmişti beni. Vücuduna vücudumla dokunmak tamamen beni baştan çıkarmıştı. Sütyenini çıkardım, harika ve dimdik göğüsleri vardı. Uçları yüzüme dönüktü, bir yandan boynunda dilimi gezdiriyor, bir elimle göğslerini avuçluyordum. Avucumdan taşarcasına iriydiler. İşinde mükemmeliyetçi bir heykeltıraşın elinden çıkmışçasına kusursuz bir vücutla karşı karşıyaydım. Dokunmak yetmiyor, öpmek bir o denli eksik kalıyordu. Göğüslerine uzanırken elinin kemerimi çözmeye çalıştığını fark ettim. Pantolonumu çıkarıp attık bir kenera. Göğüsleri göğüs kafesimi zorlarcasına kenetlenmiştik. Vücudunun vücuduma değen her yeri, çıplaklığı yakıp kavuruyordu beni. Çılgınca öpüşüyorduk. Elimi külodunun yanından geçirerek aşağıya indirmeye çalıştım, çıkarmamak için itiraz etti. Tedirgin olmuştu. Çenesinin gamzesinden aşağıya, göğüslerine, göbek çukuruna inerek vücudunun her zerresinin tadını almaya çabalıyordum. Kasılıyordu. Göbeğinde dilimi gezdiriyordum, kadınlığının kokusu artık ciğerlerimin en derin noktasına kadar hissedilebiliyordu. Dilim külodunun üzeri ve kasıklarında dolaştığında yay gibi gerilmişti. İki elimle külodunu yanlarından çektiğimde artık itiraz etmiyordu. Bacaklarıyla yardımcı olarak çıkarmama izin verdi. Vajinasının o muhteşem kokusu daha da kesif bir hal alarak burnumdan ciğerlerime dolmuştu. Sağ ayak bileğini tutmuş ve usul öpücükler kondurmaya başlamıştım. Ayağının baş parmağı dudaklarımın arasındaydı, dilimi etrafında döndürüyordum. Yavaş yavaş ayağından yukarı dilimle hareket edip baldırlarına, diz kapağına ve bacağını kendime çekerek kasıklarına ulaşmıştım. Ensemden ve saçlarımdan sıkı sıkıya kasıklarına bastırıyordu beni. Kesik iniltileri yayılıyordu odaya. Kasıklarının etrafında dolaşıyordu dilim, sonra vajinasının çevresinde. Tüylerinin yeni temizlendiği belliydi, klitorisi şişmeye başlamıştı. Usulca dilimi etrafında gezdirmeye başlamıştım. Sonra bacaklarını geriye çektirip yavaş yavaş yanlara doğru açtırmıştım. Bir kolum kavis çizmiş şekilde göbeğinin üzerindeyken parmaklarımla vajinasının dudaklarını ayırmış, diğer elimle külodumu çıkarmış ve ardından göğüslerini okşamaya başlamıştım. Yavaş yavaş dilimi vajinasının dudaklarında gezdirmeye başladım. Bu tat dayanılmazdı. Her türlü bildik tadı bastırmaya namzet, dayanılması mümkün olmayan bir tadtı. Titremeye başlamıştı. Kısık kısık çığlıklar atıyor, kalçasını ileri geri hareket ettiriyordu. Demek sevişmek öğrenilmiyordu, acemi olmasına rağmen kendisini içgüdülerine teslim etmişti. Titremeleri şiddetlenmeye ve ardından kasılıp kalmasına neden olmuştu. Kalçaları bir süre hareketsiz kaldıktan sonra yatağa düşmüştü. Bacak arasından yavaş yavaş dilimle göbeğine, göğüslerine ve oradan da boynuna doğru uzanmıştım. Penisim vajinasının hizasındaydı. Yüzünü avuçlarımın arasına alıp dudaklarından öpmeye başladım, baygın gibiydi. Penisimi bir elimle tutup vajinasının dudaklarının, o muhteşem ince çizgisinin arasında gezdiriyordum. Kalçaları yeniden hareketlenmişti. Penisim vajinasının üzerinde gezinirken, ıslaklığıyla kremlenmiş gibiydi. Yavaş yavaş penisimin ucunu o ince çizginin arasına yerleştirmeye başlamıştım, korkuyordu. Öpüşüyorduk. Hafif hafif ilerlemeye başlamıştım, yüzü acı çeker bir hal almıştı, öylece bıraktım. Kesik ve ince sesi yükseldi:- Yeter artık, ne olacaksa olsun.Biraz daha ilerlemiştim, kaskatı kesildi, penisim prese alınmış gibiydi.- Dayanamayacağım, çok acıyor, devam etmeyelim lütfen.- Sabret birtanem, az kaldı, bitiyor artık Omuzlarımdan geriye itiyordu beni. Biraz daha yüklendim, canının çok acıdığı belliydi.- Yapamayacağım, canım çok yanıyor, keselim artık.- Bitiyor meleğim, biraz daha sabredersen acın sona erecek, emin ol.Bunu söylerken bir dağı iki kulağından ayırıp ortadan bölmüş gibiydi penisim. Azar azar ilerliyordu. Nihayet son durağa gelmiştik. Ağlar bir vaziyetteydi.- Nolur yeter, canım çok yanıyorDudaklarından öpüp yüzünü avuçlarıma aldım:- Kadınsın artık, bitti, kadınımsın.- Ulaş, lütfen, bayılmak üzereyim, bırak lütfen deyip kenara çekildi. Yan dönüp bacaklarını karnına çekti, canının çok acıdığı belliydi. Kasıklarını, karnını avuşturuyordu. Arkasından yanına sokulup sarıldım:- Meleğim, bitti artık, başardın, canın artık hiç acımayacak.- Olmaz olsun böyle bitiş, komaya gireceğimi sandım, canım çok acıyor- Hadi gel, sıcak bir duş sancına iyi gelir, rahatlatır seni.Demek ha deyince olmuyormuş, bunu ilk defa yaşamıyordum, kadınlar mutlaka çok fena bir acıya katlanmak zorunda kalıyorlar. O esnada zevk yaşamaları pek mümkün görünmüyor. Zar zor yerinden doğrultarak duşa doğru götürdüm onu. Su sıcaklığını ayarladıktan sonra sifonu omuzlarından başlayarak vücudunda gezdiriyordum. Suyun sıcaklığı yavaş yavaş kasılmasını ortadan kaldırmış, rahatlatmıştı. Sifonu kasıklarında dolaştırıyor, bir elimle de masaj yapıyordum. Su zerrecikleri bir mermerden aşağıya kayar gibi süzülüyor, göbeğinin üzerinden kasıklarına doğru akıyordu. Gevşemiş, rahatlamıştı.- Devam et lütfen iyi geldi.Diyordu, eliyle kasıklarına masaj yapan elimi iyice bastırıyordu. Gözü hala kaskatı yerinde duran penisimdeydi.- Seni tatmin edemedimDerken yüzü hüzünlü bir hâl almıştı. Neredeyse ağlayacaktı. Küvetin kenarına oturmuş, başı önündeydi. Bacaklarının arasından süzülüp pembeye dönüşen suya bakıyordu.- Artık bir kadınım- Evet … Sonra dönüp yukarıya yüzüme doğru baktı ceylan gözleriyle- Senin kadının- Tamamen benim kadınım. Ama bitmedi, şimdi kadınlığının tadını çıkarmaya başlıycaksın.- Yine mi aynı acı, ama canım çok yanıyor, devam etmesek olmaz mı?- Artık yanmıycak, geçti artık, göreceksin.Havluyu alıp, usul usul kuruladım onu. Ardından o da beni. Elinden tuttum, odamıza yöneldik. Yatağın kenarında ayaktaydık. Belime sarılmıştı, penisim göbeğiyle göbeğim arasında kalmıştı. Uzanıp dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Göğüs uçları göğsüme saplanmak istercesine zorluyordu. Yavaş yavaş yatağa uzandık. Kulak memelerini emiyor, dilimi kulağının etrafında gezindiriyordum. Eli penisime uzanmış, avucunun arasında ileri geri hareket ettiriyordu. Nabız gibi atıyordu penisim. Omuzlarını öpüyor, aşağıya göğüslerine iniyordum. Ardından dilimle ve dudaklarımla vücudunda kavisler çizerek aşağıya inip kasıklarına ulaşmıştım. İki elimi kalçalarının altına koyduğumda bacaklarını iki yana aralayıp arzuyla kadınlığını bana uzatmıştı. Kalçaları yumuşacık ve eriyecek gibiydi avuçlarımın arasında. Dilim kasıklarının arasında, vajinasının üstünde, göbek çukurunda dolaşıyordu. Kalçaları yine dans etmeye başlamıştı. Klitorisini dudaklarımın arasına alıp sulu bir şeftaliyi emer gibi emiyordum. Ellerimi kalçalarından çekip bacaklarını omzuma aldım. İki yana iyice ayırarak dilimi vajinasının derinliklerine indiriyor, arada klitorisine küçük ısırıklar atıyordum. Çıldırmış gibiydi, başımı iyice bastırıyordu kasıklarına. Vajinası iyice sulanmış, tadı emsalsiz bir hâl almıştı. Birden doğruldu yerinden ve:- Bana oral seksi öğret lütfen, ben de sana aynısını yapmak istiyorum, bütün sınırları zorlayalım lütfen. Sevgilime en güzel anları yaşatmak istiyorum.- Peki, kendini bana bırak o zaman.Altmışdokuz pozisyonuna geldik yatakta. Kalçaları yüzümün ortasındaydı, biraz daha eğilmesini sağlayıp iki elimle kalçalarını ayırdım. Penisimi kökünden yakalayıp usul usul ucunu öpüyordu. Yönlendiriyordum onu.- Dilini ucunda, etrafında gezdir, em onu.Dediklerimi birebir yapıyordu. Vajinasını şimdi daha iyi yalıyor, derinliklerine daha rahat ulaşabiliyordum. Etrafında geziniyor, kalçalarının arasını, küçük noktasını yalıyordum. Çıldırmış Gibiydi. Penisimi deli gibi emiyordu. Kalçalarımla ona yardımcı oluyor, boğazının derinliklerine doğru ileri geri hareket ettiriyordum. Sanırım aldığım alkol, erken boşalmamı engelliyordu. Bir süre sonra onu ters çevirip kucağıma oturttum. Penisim göbeğime yaslanmış, vajinası üzerindeydi. Yerimden doğrulup dudaklarını dudaklarımın arasına aldım. Çıldırasıya öpüşüyorduk, acemi öpüşleri geçmiş, daha arzulu ve yakıcı bir hâl almıştı. Biçimli ve dolgun dudakları dudaklarımın arasında eriyor gibiydi. Öpmeyle doyulacak gibi değildi. Kalçalarını iki elimle yakalayıp penisimin üzerinde ileri geri hareket ettiriyordum. Ritmi anlamıştı. Bir şey yapmama gerek kalmaksızın kalçalarını kucağımda ileri geri hareket ettiriyor, penisimi vajinasının ince çizgisinin üzerinde gezintiye çıkarıyordu. Dayanamıyordum artık. Penisimi ucundan tutup vajinasının o kadife dudaklarının arasından yavaş yavaş içeri doğru hareket ettirmeye başladım. Kalçalarıyla bana yardımcı oluyordu. Şimdi daha rahat ilerliyordu penisim. Canı acımıyordu önceki gibi. Yarıya kadar gelmiştim. Bacaklarını alttan tutup kucağımda oturtup kaldırmaya başladım. Her kaldırıp oturtuşumda alt dudağını ısırıyor, inliyordu kesik kesik.- Evet, sonunda oldu.Dedikten sonra ellerimi çekip yavaş yavaş sonuna kadar oturmaya başladı penisimin üzerine. Tamamını almıştı içine, yüzü kaskatı kesilmiş, kesik kesik nefes alıyordu. Elleriyle göğsüme yaslandı sonra fısıltılı bir ses tonuyla kesik kesik ve inleyerek konuşmaya başladı. Nefesi ilk baharı tomurcukları açtırıyordu yüreğimin her yerinde, bahar oluyor, bahar kokuyordum:- Bunu başarabileceğime inanmıyordum, korkutmuştu beni ama şimdi tamamı içimde.- Hepsi senindir meleğim, tamamen seninim.Yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı sonra. Penisim ucuna kadar vajinasından çıkıyor, sonra usul usul oturmasıyla derinliklerinde kayboluyordu. Baş parmağımla klitorisini okşuyor, ovalıyordum. Sonra ritmini biraz daha hızlandırıp ileri geri hareket etmeye başladı. Zincirinden koparılmış aç birer hayvan gibiydik. Göğüslerini avuçlarımın arasında eziyor, uçlarını küçük küçük ısırıyordum. Artık içgüdülerimiz yönlendiriyordu bizi. Hâlâ boşalamıyor, buna inanamıyordum. Hareketlerimiz iyice hızlanmıştı. Kucağımda deliler gibi hareket ediyor, penisim vajinasının kayganlığıyla hızla derinliklerine girip çıkıyor, çıkan ses iyice çıldırtıyordu beni. Sonra kucağımdan çekip, yatağın ortasında dizlerinin ve ellerinin üzerinde durmasını sağlayıp arkasına geçtim. Kalçalarının arasında penisimin ucunu vajinasının etrafında gezindirme başladım. İyice sabırsızlanmıştı. Usulca ucunu yerleştirdim, dudaklarının arasına, yavaş yavaş ilerledi penisim. Menzilini biliyor, kendinden emin ilerliyordu derinliklerinde. Sonunda tüm derinliğine kadar saplandı. Etrafımda binlerce yıldız dans ediyor gibiydi, bir cennet bahçesine dalmış gibiydim. Kalçalarımız artarak hızlanmaya başladı, ritmi öğrenmişti artık sevgilim. Harika sevişiyordu. Canı yanmıyordu, zevk alıyordu, tüm benliğiyle eşlik ediyordu. Göğüslerini okşuyordum bir elimle ve hızla sokup çıkarıyordum penisimi. Epeyce bir vakit geçmişti, zaman zaman yığılıp kalacak gibi oluyor, kasılıyor, vajinası penisimi kas katı kavrıyor, orgazmlar yaşıyor, artık yüksek sesle çığlıklar atıyordu. Doyamıyordum. Boşalmam çok fazla gecikmişti. Penisim içinde nabız gibi atıyordu. Yüzü koyun uzanmış, penisim içindeydi. Yatağın iki yanına ellerimi dayamış hızlı hızlı sokup çıkarıyordum penisimi.Testislerim kalçalarında şaklıyor, bu hem ona hem bana ayrı keyif veriyordu. Yüzü yastığa dayalı, bugüne kadar görmediğim farklı bir tebessüme bürünmüştü. Mutluydu sevgilim halinden, keyifliydi. Terlemiştik. Işıl ışıl parlıyordu vücudu, doyumsuz bir görünüm sergiliyordu bu haliyle. Alnında çiğ taneleri vardı adeta. Penisimi çekip vücudunu kendime doğru çevirip üzerine uzandım. Bacaklarını iki yana biraz daha ayırıp penisimi vajinasının derinliklerine ittim. Artık zorlanmıyordu. Yüklenmemle birlikte yine kasılmaya başladı, bir süre öylece kaldık. Vajinasından süzülen sıvıları kasıklarımda hissedebiliyordum. Onu deliler gibi öpüyor göğüs uçlarını emiyordum. Yavaş yavaş tekrar hareketlenmeye başladım. Penisim içine hızla girip çıkıyor, kalçalarıyla o bunu daha da hızlandırıyordu. Öyle hızlı hareket etmeye başlamıştım ki, bacaklarını belime iyice sarmalayıp elleriyle kendine iyice çekiyordu. Prangaya alınmış gibiydim. Gözümden şimşekler çakmaya başlamıştı, kasılmaya başladı tekrar öyle sıkı sıkıya kenetlemişti ki beni, penisim tümüyle içinde kaybolmuştu. Bu orgazmı diğerlerinden daha şiddetliydi. Vajinası penisimin etrafında kasılıp duruyordu. Kaskatı kesilmiş, gerilmişti. Göğsümü çok feci ısırıyordu, canım yanıyordu ama umurumda değildi. Bir süre sonra bacakları ve sırtıma doladığı elleri gevşemeye başladı. Usul usul hâlâ penisim vajinasında bir ileri bir geri hareket ediyordu. Dudakları dudaklarımın arasındaydı, dilini emiyordum. Bir süre sonra kasılmaya başladım. Hızla çıkardım penisimi içinden. Göbeğine doğru boşalmaya başladım. Bir yandan bana, bir yandan penisimden boşalan sıvılara bakıyordu. Şaşırmıştı. Ne yapacağını bilmiyordu. Kaskatı kesilmiştim. Yanına, köküne yediği son balta darbesiyle yıkılmış kavak gibi düştüm. Terden sırılsıklamdım. Penisimi okşuyor, bir yandan da beni öpüyordu.- Buna inanamıyorum, neler hissettiğimi anlatamam, kelimelerle ifade edilecek gibi değil. Sımsıkı sarıldı sonra yan dönüp. Her tarafıma öpücükler konduruyordu. Komodinin üzerindeki peçetelerden alıp üzerini temizledim. İtiraz etti önce temizlememe, dokunup algılamaya çalışıyordu- Seni tatmin ettim, bu benim için tarifsiz bir duygu şu an. İmzanı taşıyorum üzerimde.Bu tanımı hoşuma gitmişti. Beraber imzalarımızı atmıştık bedenlerimizin ötesinde benliklerimizin üzerine. Sonra üzerine boylu boyunca uzandı. Başını göğsümün üzerine koyup sımsıkı sarıldı. Muzaffer bir komutan gibi gururluydum. Sonra o muhteşem, güne inat yüzünü avuçlarının arasına alıp, dirseklerini göğsüme dayadı. Gözlerimin içine bakıyordu ceylan gözleri. Tarifsiz bir mutluluk ve tebessüm vardı dudaklarında ve yüzünde. Tarifsiz kokusu yayılmıştı odanın her yerine, inanılmaz bir kokuydu.- Biliyor musun, seni daha önce tanıyamamış olmaktan dolayı çok şey kaybetmişim. Seni anlayamayacağın derecede, her şeyden öte seviyorum. Çok şanslıyım. Tarifsiz duygular yaşıyorum. Yüzünü göğsüme iyece yaslayıp, yüzünü, saçlarını okşamaya başladım.- Bulutlara, yıldızlara dokunuyor gibiyim. Hayatıma girdiğin günden beri bir peygamber edasıyla dolaşıyorum ortalıkta. Daha önceleri nerelerdeydin? Seni seviyorum demek nereye kadar yeterli, ne kadar anlamlıdır ki!!!… Şimdi yaslandığın yer zehir zıkkım bir cehennem, eşkıya iniydi. Dokundun, cennet bahçesine çevirdin. Dilediğince hüküm sür. Var olmasını, çarpmasını dilediğin, istediğin sürece senindir.Usul usul inci taneleri dökülüyordu gözlerinden. Yanıma uzanıp sıkı sıkı sarıldı.- Beni hep böyle sev, bırakma olmaz mı?Alnından öpüp göğsüme iyice yasladım. Göz yaşlarıma hâkim olamıyordum. Koyun koyuna deliksiz bir uykuya daldık. Hiçbir zaman bu denli huzurlu ve mutlu uyuduğumu hatırlamıyorum. Sabah uyandığımızda yeniden tarifsiz ve emsalsiz bir sevişme yaşadık.Devamı mı? Daha sonra. Hâlâ devam edip etmediğini soruyorsanız, ayrıldık. Şaşırmayın, gerçekten ayrıldık. O şimdi evli ve bir çocuk annesi. Neden diye sormayın lütfen, epeyce vaktinizi aldım zaten!!!! Başka zaman devam etsek olmaz mı? Mail yazmak isteyenleri bekliyorum. Onunla yaşadığım diğer anılara gelince. Yazmaya çalışacağım mutlaka. Sevgiyle kalın. Gönlünüzden ışık ve sevgi eksik olmasın.

ankarada ilk defa sikildim

slm. ben 19 yaşındayım ve ankarada üniversite öğrencisiyim. bu sene bir arkadaşımla eve çıktık. arkadaşım başka bölümden ve ders programı oldukça yoğun. benim ise haftanın 3 günü boş. bende daha önce anal sex olarak kendimi ara sıra tatmin ederdim. patlıcan falan kullanır veya kendimi parmaklardım. bir gün evde yine yanlızken vücudumdaki tüm kılları almaya karar verdim. en son aynaya baktığımda tamamen kılsız birisiydim. kendime hayran olmuştum. direk nete girdim ve gay kanallarında bir partner aramaya başladım. hepsi bana hayran kalıyordu fakat ben aradığımı 5. msn görüşmemde buldum. direk tanışmak ve buluşmak istedim. bir yandanda ödüm kopuyordu ama bunu göze almıştım. akşama doğru kendisiyle yüzyüze buluştuk. kendisinin uygun bir yeri yokmuş. oldukça yakışıklıydı ve sabah erkenden evime gelmesini söyledim ve adresimi verdim. ertesi sabah partnerim kapımdaydı. bense daha yeni uyanmıştım. onu içeriye aldım. birşeyler yedik beraber ve birbirimizi tanıdık. sonra ben tuvalete gidip popoma bir kaç kez lavma uyguladım. artık içimde bir damla pislik yoktu. sonra napalım deyince duşa girmek istediğini söylei. soyunmaya başladık. ikimizde çıplaktık ve partnerim msn de gördüğümden çok daha heybetliydi. hafif kaslı bir yapısı vardı. kılsızdı benim gibi. ve aleti yeni yeni kalkmaya başlamıştı. beklediğimden çok daha büyüktü. duşun altında beni yalamaya ve boynumu öpmeye başladı sonrasında beni fayansların üstüne yatırıp bacak omuz pozisyonuna getirdi. popo deliğim meydana çıkınca direk yalamaya başladı. ben ilk olarak oral sex yapmak istediğimi söyledim. oda okeyledi tekrar ayağa kalktık ve ben saxo çekmeye başladım. mükemmeldi. ağzıma sığmayan bir aleti vardı. 6-7 dakikalık bir saxo ardından boşalcağını söyledi. bense devam ettim ve ağzımın içine patladı. daha önce kendi spermimi içmiştim. ama bu çok farklıydı. hepsini yuttum. lezzetliydi. arkasından yere oturdu. sıcak suyun altında yerde yatar pozisyonda saxoya devam ettim. 5 dakika sonra tekrar sertleşme başlamıştı. tamamen sertleştikten sonra dalin şampuanı popoma döküp kendimi bir süre parmakladım. arkasından ilk anal ilişkime başlayacaktım. aletin üstüne oturdum. ve beklediğim kadar acı çekmedim. çok zor bir giriş olmadı. başı biraz zor girsede gerisi resmen içime akmıştı. artık popomun içinde bir alet vardı. bense üstünde hopluyordum. bir süre böyle devam ettik arkasında tekrar içime patladı. daha sonra ise beni domaltarak ve bacak omuzdada becerdi. ayağa kalkıp bir ayağımın altında sandalye pozisyonundada becerildim. hepside mükemmeldi. o gün 4 posta boşalmıştı partnerim. artık kendisiyle sık sık görüşüyoruz. onlarıda bir ara yazarım.

ankarada

MERHABA MURAT 167 65 ESMER BİRİYİM BEN BU SİTEYİ DÜZENLİ OLARAK TAKİP EDENLERDEN BİRİYİM YAZILANLARI OKURKEN BİRGÜN BURAYA BİRŞEYLER YAZACAĞIMI TAHMİN BİLE EDEMEZDİM DAHA ÖNCE BİR ÇİFT İLE YAŞADIĞIM OLAYI NETTE YAZMIŞTIM YAZIMIN YAYINLANMASINDAN 1 AY KADAR SONRA MSN ADRESİME BİR DAVET GELDİ BENDE BUNU YANITLADIKTAN SONRA AKŞAM SAATLERİNDE MSN KNUŞMAYA BAŞLADIK ADINI YAZAMAYACAĞIM ERKEK BANA HİKAYEMİ OKUDUĞUNU VE BUNUN DOĞRU OLUP OLMADIĞINI SORDU BENDE NE YAŞADIYSAM ONU YAZDIM AMA SORGULANMASINDAN HOŞLANMAYACAĞIMIBU KONU HAKINDA SORU SORMAMASI KARŞILIĞINDA KONUŞTUKKENDİSİNE NE ARADIĞINI SORDUĞUMDA ODA EVLİ OLDUĞUNU EŞİ İLE BERABER İLK KEZ ARALARINA BİR ERKEĞİ ALARAK SEVİŞMEK İSTEDİĞİNİ SÖYLEYİNCE BENDE HİJYEN VE GİZLİLİK İLKESİ OLDUKTAN SONRA BİR BİRİMİZİ CAMDA EN AZINDAN GÖRÜP JARAR VEREBİLİRİZ DEDİM SOHBET İLERLEDİKÇE EŞİDE YANINA GELDİ EŞİ YARI ÇIPLAK VAZIYETTE YANINDA OTURURKEN SOHBETİN KONUSU SEXSE GELMİŞTİ ANIDEN NELERDEN HOŞLANIRSIN DİYE SORDUĞUNDA BENDE SINIR KOYMAK HOŞUMA GİTMİYOR O ANA İÇİMDEN NE GELİRSE ONU YAŞAMAK İSTEDİĞİMİ SÖYLEDİM BİR BİRİMİZİ GÖRÜP KABUL ETTİK EŞİ İLE KONUŞURKEN BU GECE SEVİŞMEYE NE DERSİN SORUSU İLE DOĞRUSU ÇOK ŞAŞIRMIŞTIM BENDE ZATEN NORMALDE AZGIN BİRİ OLDUĞUMDAN KABUL ETTİM BANA ADRESİMİ SORDULAR BANA SENİ YARIM SAAT SONRA ALALIM DEDİKLERİNDE TAMAMDAN BAŞKA BİR ŞEY SÖYLEYEMEDİM ARADAN ÇOK GEÇMEDEN TLF ÇALDI BENİ BEKLİYORKARDI ÖIKTIM ARABAYA BİNDİK TANIŞMA FASLINDAN SONRA KADIN EŞİNE ARABAYI DURDUR DEYİP ARABADAN ANDİEN İNEREK ARKA TARAFTA BENİM YANIMA GEÇTİ KOCASI BİRAZ DOLAŞALIM İSTERMİSİN DEYİNCE BENDE KABUL ETTİM KARISI İLE ARKADA YAVAŞ YAVAŞ ÖPÜŞMEYE BAŞLAMIŞTIK BENDE ALTIMA BAKSIR GİYMEDİM BİLEREK BU KADINI ÇOK ETKİLEMİŞTİ DÜĞMELERİMİ ÇÖZÜP AĞZINA VERDİĞİMDE YANAN FIRINDA HİSETTİM KENDİM O BENİMKİNİ YALARKEN BENDE HEM KADINI OKŞUYOR HEMDE FİZİĞİNİ İNCVELİYORSUN 170 BOYLARINDA TEK KELİME İLE AFET BİRİ İDİ ARTIK DAYANACAK GÜCÜM KALMAMIŞTI BOŞALMAYA BAŞLADIKÇA GIRTLAĞINA KADAR BENİMKİNİ AĞZINA ALIP HEPSİNİ YUTTU KOCASI AYNADAN HEM BAKIP HEMDE 31 ÇEKİYORDU EVE GİDELİMMİ DEYİNCE HEPİMİZ BİR AĞIZDAN EVE GİTTİK BEN SEXS TANRIÇAMI ÖPÜP KOKLAYARAK ÇANKAYA GELDİĞİMİZİ BİLE FARK ETMEDİM MÜSTAKİL BİR EVİN ÖNUNDE DURDUK EVE İLK BEN VE SEXSİ TANRIÇAM GİRDİK KAPIDAN GİRER GİRMEZ VESTİYERE OTURTUĞUM ANDA ETEĞİNİ YUKARI KALDIRIM O MUHTEŞEM ŞEFTALİSİNİ YALAMAY BAŞLAMAMI İKİSEDE BEKLEMİYORDU MİS GİBİ KOKUYOR BENİ HEYCANLANDIRIYORDU HER YERİNİ EMİYORDUM BIZIRINI KÜÇÜK KÜÇÜK ISIRIP EMEREK ONU İNLETMEK BENİ DAHADA DELİRTİYORDU ORADA SALONA GİRMEDEN SOYMUŞTUM AMA SADECE YALAYIP EMİYORDUM HER YERİNİ 45 YAŞINDA OLDUĞUNU SONRADAN ÖĞRENDİĞİMDE HAYRETLER İÇİNDA KALACAĞIMI BEN BİLE TAHMIN EDEMEZDİM MÜKEMMEL BİR FİZİĞİ FARDI KOCASI HADİ GELİN GECE UZUN YARIN PAZAR DAHA ÇOK VAKİT VAR DEYİP ELİMİZE BİRER KADEH İÇKİYLE ZOR DURDURDU BENİ AMA BEN KUDURYORDUM OTURDUĞUMUZ YERDE BENİ YAVAŞ YAVAŞ KOLTUKTA SOYUYOR ÖPÜYORDU ARTIK İKİMİZ ÇIRIL ÇIPLAKTIK BEN ONUN DUDAKLARINI EMERKEN ALETİMDE BİR SICAKLIK HISETMEYE BAŞLAYINCA DAHA FAZLA ŞAŞIRDIM KOCASI ÖNÜMDE DİZ ÇÖKMÜŞ SİKİMİ DİLLEMEY BAŞLAMIŞTI BİR ERKEĞE DAHA ÖNCE HİÇ SİKİMİ YALATMAMIŞTIM AMA MÜTÜŞ YAKIYOR ÖYLESİNEDE EMİYORDU SONRA İKİSİ BERABER BENİMKİNİ YALAYINCA ARTIK DAYANAMAIYORDUM KARISINI KUCAĞIMA OTURTUP SİKİMİ ELİ İLE AMINA YERLEŞTİRMESİ BENİ İYİCE ATEŞLEMİŞTİ BEN KARISINI SİKERKEN ODA AĞZINA VERİP YALATIYORDU SONRA KADINI KOLTUĞA DOMALTIP ARKADAN AMINA GİRDİM YİNE OLANCA HIZIMLA VURUYORDUM BOŞALMAK İSTEMİYORDUM BÜYÜK BİR ZEVK ALIYORDUK ÜÇÜMÜZ KARIS ÇEKİL KARŞIDAN İZLE DEDİKTEN SONRA KARŞI LOTUĞA OTURUP BEN KARISINI SİKERKEN BİZİ İZLMESİ BENİ ÇILDIRTIYORDU İYİCE AZMIŞTIM BAĞIRA BAĞIRA GELİYORDUM ARTIK BOŞALMIŞTIM AMA KADINI BIRAKMAYA NİYETLİ DEĞİLDİM KADIN BANYOYA TEMİZLENMEYE GİDİNCE MURATCIĞIM KOCAMLA İLGİLEN DERKEN NE KAST ETTİĞİNİ BİLMİYORDUM DOĞRUSU AMA SANIRIM ANLAMIŞTIM ADAM GELİP SİKİMİ AĞZINA ALINCA ANLADIM ARTIK İLK OLACAKTI AMA KARŞI KONULMAZ BİR HİSTİ BU TAM İNMEYEN ALETİM YİNE DİRİLİNCE 174 BOYLARINDA 80 KILOLUK ADAMI DOMALTIP YAVAŞÇA SOKMAYA BAŞLAMIŞTIMKİ KARISI GELDİ DURUN DEDİĞİNDE YENİ BİR ŞAŞKINLIK YAŞADIM BEN TAM ÇIKARKEN BENDE İSTİYORUM DEYİNCE YERE UZANDI KALÇASININ ALTINA ALDIĞI KOLTIK MİNDERİ AMINI KABAK GİBİ AÇMIŞTI ZATEN KOCASI ONA BENDE KOCASINA GİRDİM ARTIK BAŞA GELEN ÇEKİLİR DİYEREK BAŞLADIM POMPALAMAYA ÇILGINLAR GİBİ VURUYORDUM ALTIMDAKİNE TABI ODA KARISINI POMPALIYORDU ADAMIN GÖTÜNE BİR BOŞALDIMKİ BAĞIRARAK BOŞALMAYI SEVİYORUM AMA BU BİRAZ FARKLIYDI SANKİ İŞİMİ BİTİRİP KOLTUĞA OTURDUM BİRER SİGARA YAKTIK ÜÇÜMÜZDE AZDA OLASA RAHATLAMIŞTIK AMA GECE DAHA YENİ BAŞLAMIŞTI BİR YUDUM İÇTİKTEN SONRA BANYOYA DUŞ ALMAYA GİRDİM ILIK DUŞ BENİ KENDİME GETİRMİŞTİ DUŞATAN ÇIKINCA ODAYA GEL SESİNİ DUYUNCA ODADA ÇOK AŞIRI BUYU BİR YATAK VARDI ÜZERİNDE 69 YAPMIŞTI İKİSİ BENDE HEMEN KADININ AMINA YERLEŞTİRDİM SİKİMİ HER POZİSYONU DENİYORSUK ARTIK O GECE 4 KEZ KADINI 1 KEZDE KOCASINI SİKTİM SABAH OLUYORDU UYDUĞUMDA ERTESİ GÜNÜ SAAT 11 DE ZOR UYANDIM YANIMDA UYUYAN KADIN BANA SARILMIŞ GÖRÜNCE BİR HAMLEDE İÇİNE GİRDİM GÖZLERİNİ AÇINCAYA KADAR DUDAĞINDA ÖPÜCÜK VE İÇİNDEYDİM ARTIK UZUN TUTMALIYDIM ZATEN KISA OLANI HİÇ SEVMEDİM UZUN SÜRE SEVİŞİM BİR ÇOK POZİSYONDAN SONRA İKİSİN ÜZERİNE FIŞKIRDIM VE DUŞ ALIP ÇIKTIM ANKARAYI BİLMEYEN BİRİ İÇİN GERİ DÖNMEM ZOR OLSADA BUNA DEĞDİ HER ZAMAN GÖRÜŞMÜYORUZ AMA 2 AYDIR 4 KEZ TEKRARLADIK HEPİNİZE İYİ SEVİŞMELER SEVGİYLE KALIN kudakf13 yahoo anladın sen onu
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

ankara`da

tekrar merhaba göz doktoru için ankaraya gitmiştim işlerim bittiktensonra 2 gün gezmek istedim ve o akşam bahçelievlerde geziyordum bir cafe deotururken karşı masaya iki bayan geldi taş gibi kadınlardı garsonla konuşmayabaşlayınca travesti olduklarını anladım devamlı göz göze geldiğim buse takmaisimli olanı sarışın biriydi bir ara garson gelip o masadan bir bira getirdikarşılık olarak bende onlara ısmarladım ve beni masalarına davet ettiler sohbetettikten sonra beni evlerine davet ettiler ben çekindiğim için kabul etmedimbuse olanı ısrar etti bende kabul etmek zorunda kaldım evleri çok lüks bir evdiçok zengin olduklarını ancak cinsel hormon bozuklukları nedeniyle bu yolasaptıklarını söylediler hem zevk hemde para kazanıyorlardı ben paramınolmadığını söyledim buse zaten seni para için değil hoşuna gittiğim içinçağırdığını söyledi içkiler epey olmuştu ve çakır keyifle sohbet ederken diğeriyatmak için odasına gitti ve buse ile başbaşa kaldık buse mutfaktan dönünce yanıma oturdu ve yavaş yavaş yarrağımı okşamaya başladı yarrağımsıkışmıştı ve beni soyundurdu kanepeye uzandım o da soyundu pürüzsüz bir vücuduvardı slikonlu göğüsleri tam bir kadın havası vermişti ona ancak alttaki yarrağıda süper büyüktü önceden mesutla köydeki günlerim geldi aklıma buse yarrağımıbüyük bir ustalıkla yalıyordu bense göt deliğini okşuyordum ancak aklımyarrağında kalmıştı ayağa kalkınca yarrağını bir gördüm ki üfff kocaman dı beniyere yatırdı bu sefer elimi yarrağına götürdüm ve okşamaya başladım tıhaf birifadeyle yüzüme baktı bende ona gülümsedim.önüme domalıp yarrağımı eliyle götünesoktu eliyle alttan taşşaklarımı okşuyordu bir ara elini göt deliğime getirdimben onu sikerken o benim göt deliğimi parmaklıyordu bense onun yarrağını hiçbırakmıyordum ben içine boşaldım ama aklım busenin yarrağında kaldı tam bu aradadiğer arkadaşı geldi ve seslerden tahrik olduğunu ve kendisi de katılmakistediğini söyledi ikisi birden yarağımı yalamaya başladılar diğer arkadaşı önüme gelip domaldı hemen onun götü daha büyük dü hemensoktum içine biraz acıtmıştım galiba uafak da olsa bir ay çekti bu arada busegülerek arkama geçti ve alttan taşşaklarımı yalamaya başladı yine o muhteşemduygu dedim kendi kendime tabi beni sik diyemiyordum derken buse o kocayarrağını götüme sürmeye başladı ben hiç taviz vermiyordum ama içim gidiyordusoksun diye buse yavaş yavaş bastırıyordu ancak yarrağı kok büyükdü ve bençoktandır sikilmiyorduom epey acıtıyordu faka diyemiyordum vaz geçer diye birazdaha zorlayınca kafası girdi derken gidip gelmeye başladı evet işte bu hemsikiyor hemde sikiliyordum o koca yarrağı nasıl aldım içime hayret ediyordum amafelaket zevk alıyordum bu işten inanın sabah ışıklarına dek bu olay sürdüdefalarca siktim ve sikildim ordan ayrılamadım tam 5 gün misafir ettiler beni

Ankara escort
Sincan escort
Yenimahalle escort

ankarada sinemada ..!..

Ankarada sinemada arkadaşlar bu anlatacağım olay aynen yaşandı. Ben hem aktif hem pasik olmayı seven 45 yaşında sarışın tahsilli 178 boyunda ve 65 kg biriyim. Bir gün daha öncede de sex filmleri oynatıldığını bildiğim bir sinemaya gittim girdiğimde film başlamıştı arka sıraya oturup filmi izlemeye başladım etrafımdaki koltuklar boş olduğu için rahattım ve sikim kalkmaya başladı yavaş yavaş sikimi okşamaya başladığımda yanıma 19 20 yaşlarında bir genç gelip oturdu ben tedirgin olmuştum elimi sikimden çekip filmi izlemeye devam ettim O yavaş yavaş bacağını bacağıma sürtmeye başladı önce kızdım ama nedense hoşuma gitmeye başlamıştı bacağımı çekmedim ve bende karşılık vermeye başladım o bundan cesaret alarak elini dizime sürtmeye başladı ürkek parmakları dizimde dolaştıkça zevk almaya başladığımı hissettim. O ise benim zev almamdan çok hoşlanmış artık parmakları yerine eli ile okşamaya başlamıştı ve yavaşça yukarılara doğru ilerliyordu az sonra eli artık sikimin üzerinde idi genç olmasına rağmen harika okşuyordu ve benim dizlerim zevkten titremeye başlamıştı sikimin sertliği onu azdırmıştı daha sertçe okşamaya başladı ben sadece olanları izliyodum hiçbir hareket yapmadan nereye varacağını bekliyodum ,o fermuarımı açıp elini içeri sokup kilodumun üzerinden sikimi okşamaya başladı harika parmakları ile kilodumun arasından sikime ulaşıp kavradı ben hafifçe kalkarak kilodumu sıyırmasına yardımcı oldum kilodumu dizlerime sıyırıp sikimi dışarı çıkardı bir eli ile sikimi okşarken diğer elini taşaklarıma oradan da arkama doğru uzatmaya başladı parmakları deliğime dokunmaya başlamıştı deliğim büzülüp açılıyodu elini tükürükleyip sikimi kayganlaştırdı ileri geri sıvazlarken diğer elinide tükürükleyip deliğime masaj yapmaya başladı hiç tatmadığım zevkleri tatdırıyordu bana genç arkadaşım bir süre daha okşadıktan sonra eğilip sikimi ağzına almaya başladı diğer eli ile de deliğimi yoklamaya devam ediyordu parmağı deliğime girmeye başlamıştı bile inanamıyorum ama bu çok hoşuma gitmişti deliğimi iyice okşayabilmesi için hafifçe kalktım parmağı ile sikmeye başladı deliğimi artık ok yaydan çıkmıştı o da pantolonunun önünü açıp parmağından pek te kalın olmayan sikini elime verdi ilk defa başka bir siki tutuyordum onun yaptığı gibi bende onun sikini okşamaya başladım kafamı önüne bastırıp sikini ağzıma soktu,ilk defa ağzıma almama rağmen çok hoşlanmıştım ben sikini emerken o deliğimi parmaklıyor sanki sikine hazırlıyordu olanlara inanmam mümkün değil ama harika duygular içindeydim ve patlamak üzereydim o bunu fark etmiş olmalı ki önüme eğilip sikimi ağzına alıp emmeye başladı deliğimi parmaklarken ağzına attırdım menilerimin bir kısmını yuttu bir kısmını da deliğime sürterek kayganlaştırdı şimdiye kadar hiç konuşmamıştık yavaşça kulağıma “harikasın canım devam edelim mi” dedi ben”evet”diyiverdim o bundan çok memnun kalmıştı ve sıra sende em yarağımı dedi ve kafamı sikine tekrar bastırdı küçücük siki ağzımda kaybolmuş tu. Hareketleri hızlanmaya başladı siki ağzımda parmağı götümde ileri geri gidip geliyordu fazla dayanamadı ve ağzımı dölleriyle doldurdu ben de döllerinin bir kısmını onun göt deliğine sürtüp deliğini sikişe hazırladım o gülerek sende sikmek istiyosun di mi dedi evet canım götün çok güzel verirmisin bana dedim o ama sikin çok uzun canım yavaş yavaş sokarsan veririm dedi biraz dinlendikten sonra tekrar sikimi okşayarak kaldırdı ben de onunkini tabii. Kulağıma hadi tuvalete gidelim canım sik beni dedi. Duyduklarıma inanamadım kısa sürede neler olmuştu o önden ben arkasından tuvalete gittik içeri girer girmez önümü okşamaya kalçalarımı sıkmaya başladı hemen pantolonumu sıyırıp ağzına verdim sikimi yalarken götümü parmaklamaya başladı sonra o da pamtolonunu sıyırıp domaldı harika kalçalarını aralayıp tükürükledüğim elimi deliğinin etrafına ve deliğine sürtüp sikişe hazırladıktan sonra sert sikimi o küçücük deliğine bastırmaya başladım diğer elimle de ona 31 çekiyodum siki acaip sertleşmişti sert bir hamle ile sikimin hepsini içine soktuğumda gözlerinden yaş gelmeye başladı sırtını ensesini öperek bir süre içinde hareketsiz kaldım götü hafifçe açılmaya başladığında ileri geri gidip gelmeye başladım küçük orospumun harika deliğini iice sikmeye başladım bir süre sonra hızlanarak sıcacık deliğine boşaldım o ise taş gibi sikini bana hazırlıyordu ve bana dönüp hadi aşkım domal önümde dedi yapacak bir şey yok tu önünde domalıp kalçalarımı ellerimle araladım yarağını göt deliğimin ağzına sürtmeye başladı” ilk olacak lütfen yavaş sik “ dedim “tamam bakire karım seni yavaşça sikeceğim”diyerek yarağını içime itmeye başladı siki ufak olduğu için kolayca girmişti ileri geri gidip gelirken hem bana 31 çekiyor hemde ensemi,kulaklarımı öperek “karıcığım benim”götünü yerimmm” diyerek sikiyordu bende kendimi ona doğru bastırarak taşaklarına kadar içime alıyordum fazla dayanamadı daracık deliğimin içini döllemeye başladı sıcacık dölleri içimi doldurmuştu ve ben artık onun o da benim hem karımız hem kocamız dık. Daha sonra ayrıldık hiç konuşmadan sinemadan çıktık ,bu olaydan sonra onu bulabilmek için o sinemaya çok gittim ama nafile. Eğer hikayem ilginizi çekti ise ve genç iseniz sikiniz ve götünüz temiz ise bunu sizinle de yapmak isterim ne dersiniz gençler. [email protected] Com Gönderen: ankap