gazete editörü

Çalıştığım gazetenin editörü ile başım dertte. Bağlı olduğum servise tayin olduğundan beri bana kancayı taktı. O geldikten sonra gazeteye pek az haber ve fotoğrafım girmeye başladı. Çok ince eleyip dokuyan birisi, armudun sapı, üzümün çöpü diyerek çalışmalarıma mana bulup çöp sepetine atıyor. Ayrıca kadın oluşu, karşısında serbestçe konuşmamı engelliyor. Daha doğrusu, kocası gazetenin sahibi… Hoş beni hiç konuşturmuyor ya. O da ayrı bir mesele…Bu yüzden akşamları arkadaşlarla keyif için aldığım bir iki bardak içkiyi çoğalttım… Gece postasında çalıştığım bir günün sabahı, herkes işini götürüp editörün masasına teslim ederken, ben özellikle en sona kalmak için oyalanıyor, odadan odaya dolaşıp güya bir şeyler arıyormuş gibi davranıyordum. Nihayet en sona kalmayı başardım. Diğer arkadaşlar görevlerini tamamlamış, tatlı uykularını çekmek üzere evlerinin yolunu tutmuşlardı. Kapıyı kapadığımı duyan editörüm, başını incelemekte olduğu yazıdan kaldırıp elini uzattı. “Ver bakalım” diyerek benden işimi istedi. İçimden “Al şunu” diyerek yarağımı göstermek istedim ama bir çuval inciri berbat edebilirdim. Masaya serdiğim fotoğraf ve yazıları bir süre inceledi, sonra da “Ne bunlar böyle?” diye soğuk bir biçimde sordu. Aslında ne olduğunu çok iyi anlamıştı. Ahlak masası ekipleriyle yaptığımız bir baskında bir sürü dönmeyi uygunsuz vaziyette yakalamıştık. Ben de fotoğraflarını çekmiştim. Göğüsleri meydanda, elleri ile yüzünü kapamaya çalışan dönmenin fotoğrafını bir kenara atarken, “Bunlar genel ahlaka aykırı, basamayız” diyerek dudaklarını büktü. İçimden, “Giydiğin kısacık ince şortun acaba genel ahlaka uygun mu?” diye geçirip diğer fotoğrafları göstermeye çalıştım. Bakmak istemedi bile, “Bunların hepsi çok açık, basamayız dedim ya” diyerek kestirip attı. Eh! Öyleyse ben sana basayım da gör bakalım editör hanım… Tam zamanıydı, kocaman elimi uzatıp kabarıklığını avuçladım. Elimle kıskıvrak yakalamıştım. Gözlerini fal taşı gibi açıp, “Delirdin mi, ne yapıyorsun?” diye bir şeyler söylemeye çalıştı. Daha fazla konuşmaması için de ensesinden yakalayıp dudaklarımı ağzına kapattım. Amını elimle yoğururken, dudaklarını öylesine ateşli bir şekilde öpüyordum ki, en soğuk kadın bile kayıtsız kalamazdı. Beni omuzlarımdan itip, “Çılgınsın” diye bağırdı. Bu sefer iki elimle boynuna sarılıp tekrar tıkadım ağzını. Yavaş yavaş gevşeyip kolları ile belime sarıldı. Böylece kaleyi içerden fethetmiştim. Editörüm, “Biri gelebilir” diyerek beni uyardı. Doğrusu, her an biri içeri dalabilirdi, hemen fırlayıp kapıya “Toplantı var, girilmez” yazan tabelayı takıp ardından da kilitledim. Bu arada editörüm iki elini masaya dayamış, kalçalarını bana doğru çevirmişti. Ben yanına yaklaşırken, o dahili hattan sekreteri Demeti aramış, “Demet hanım, çok meşgulüm. Lütfen telefon bağlamayın” demişti. Yanına iyice yaklaşıp şortunu ve külotunu ayak bileklerine indirdim. Her zaman iştahla baktığım kalçaları bir karış önümdeydiler. Editörümüzün yüzü gibi amı ve götü de bakımlıydı. Amında bir tek kıl bile yoktu, götü ise pırıl pırıl parlıyor, adeta gel beni yala diye haykırıyordu. Amının iyice ortaya çıkması için biraz eğilmesini istedim. Dediğimi yapınca kaymak gibi amı artık burnumun dibindeydi. Kasıklarından tutup kendime doğru çektim bu muhteşem üçgeni, yiyor muydum, yoksa yalıyor muydum, ben de şaşırmıştım ne yaptığımı. Ama ortada bir gerçek vardı ki, bu yaptığım editörümün çok hoşuna gitmiş, iyice masaya yayılmış, zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Nihayet editörümün hoşuna giden bir şey yapabilmiştim sonunda… Bir süre onu yalayıp zevk girdaplarında uçurduktan sonra, yavaşça ayağa kalkıp fermuarını indirdim. Pantolonum ayaklarımın dibine inince, editörüm sikimi merak etmiş olmalı ki, dönüp baktı, iriliği gözlerini kamaştırmıştı. “Oh!… Onu bana sok, lütfen çabuk…” diye inlemeye başladı. Eh, yazı işlerinin günlük haber toplantısına fazla bir zaman kalmamıştı… “Yağma yok editör hanım, şimdi biraz da sen yalvar bakalım” dedim içimden… Yarağımı gövdesinden kavrayarak amının dudaklarına sürtmeye başladım. Editörüm zevkten perişan olmuştu. Sikimi amının etrafında dolaştırdıkça bacaklarını iyice aralayıp içine girmemi bekliyor, sokmadığımı görünce de kalçalarını titretip, “Hadi sok şunu, ne olursun, hadi” diye inleyip yalvarıyordu. Eh, kök söktürme sırası şimdi bana gelmişti, yarağımı geri çekerek tempoyu düşürdüm. “Ne olursun beni sik, sonra her istediğini yapacağım… Hadi sok onu bana ne olursun…” Ben keyiften gülümsüyordum, “Hah, şöyle imana gel bakalım” dedim içimden kendi kendime, ama yine de yarağımı sokmamakta inat ettim. Sabrı tükenen editörümüz, birden hızla arkaya dönüp beni omuzlarımdan itip sandalyenin üzerine oturttu ve hiç vakit kaybetmeden ata biner gibi kucağıma oturdu. Tabi bu arada eliyle yarağımı kavrayıp içine almayı da ihmal etmedi. İki eliyle de boynuma sarılıp kucağımda sikimin üzerine inip kalkmaya başladı. Her durumda editör olduğunu belli etmese olmaz sanki. İşte yine insiyatif ona geçmişti. Üzerime hızla inip kalkıyor, dilediğince siktiriyordu kendini. Bir ara titrediğimi görünce boşalacağımı anladı, hemen eliyle yarağımı kökünden kuvvetlice sıkıp, “Sakın içime fışkırayım deme, çünkü ben daha doymadım” dedi. Doğru söylüyordu, onca sikilmesine rağmen henüz gelmemişti. Bu arada ben de boş durmuyordum. Bluzunun iki düğmesini çözüp meydana çıkan bembeyaz memelerine yumulup öpmeye, yalamaya başladım. Bazen de ince belinden tutup üzerine oturup kalkmasına yardım ediyordum. Birden gözleri baygınlaşarak kucağıma yığıldı, bayıldı sandım, meğerse orgazm oluyormuş. Az sonra yüzüme gülerek, “Ben doydum” dedi. Öyleyse sıra bana gelmişti. Onu kucağımdan ittim, arkasına geçip kalçalarını kavradım, elleri ile sandalyeye tutunup kıçını iyice geriye doğru çıkardı. Yarağıma amına yerleştirip hepsini içine kökledim. Biraz önce “Doydum” diyen editörüm, tekrar zevk çığlıkları atmaya başlamıştı. Artık benim de boşalma zamanım gelmişti, kasıklarından iyice kendime doğru çekip spermlerimi içine yollamaya başladım. Spermlerimin sıcaklığını içinde hisseden editörüm bir kez daha boşalmıştı. Tam o sırada dahili telefon çaldı. Sekreter Demet, yazı işleri toplantısının başlayacağını haber veriyordu. Editörüm aceleyle üzerini düzeltip makyajını tazelerken odadan çıktım. Sekreter Demetin önünden geçerken, Demet, “Hayrola, ne toplantısıydı bu?” dedi anlamlı anlamlı gülümseyerek. “Ne oldu ki?” diye sordum elimde olmadan. O yine gülümseyerek, “Hiç canım, sabahın bu saatinde pek özel görüşme yapmazdınız da… Merak ettim. Neredeyse toplantıya yetişemiyordu” dedi. Onun bir şeylerden şüphelendiğini anlamıştım ama aldırmadım, servisteki masama geçip zaman öldürmeye başladım… Daha toplantı bitmemişti, bir ara çaycı Hüseyin yanıma geldi, “Müjdemi isterim” dedi. “İçeride sizin editör seni bir övüyor ki, hayret edersin ağabey. Şeytanın bacağını kırdın galiba” dedi. Ben sadece gülümsemekle yetindim. Bu çaycı milleti, Tanrı vergisi midir nedir, her şeyden anında haberdar oluyorlardı. “Bu çay benden ağabey, hayırlı olsun” dedi giderken. O sırada Demetin oturduğu tarafa baktım, bizi dinlediğini anladım. Gülümseyerek bana bakıyordu. Sadece, “Şeytanın bacağı ha…” dedi. Cevap vermedim. Öğleye doğru iki haberimin de gazeteye girdiğini öğrendim. Editörüm benden memnun kalmıştı anlaşılan. Bir iki telefondan sonra, editörümün kocasının Cumartesi günü yurt dışına gideceğini öğrenmiştim. Öğleden sonra, bir ara kapısının önünden geçerken başımı içeri uzatıp, “Cumartesi günü geliyorum” dedim. editörüm, parlak gözlerle bakmış, hafifçe gülümsemişti… Demet, önünden geçerken dayanamamış, “Hafta sonu mesaisi mi?” diye sormuştu. Onunla ağız dalaşına girmeye hiç niyetim yoktu, gülümseyip yerime geçtim, ama Demeti de seyretmekten kendimi alalamadım. Cumartesi akşamı, editörümün evindeydim. Daha doğrusu, gazetemizin sahibinin evinde… Şehrin lüks semtlerinden birinde, harika bir evin sahibiydi. Kırmızı tuğlalarla örülü bahçe duvarı boyunca uzanan sık süs bitkileri ve ağaçlar evi yabancı gözlerden gizliyordu. Dört katlı binanın ön ve arka cephesi tümüyle sarmaşıklarla kaplanmış, karanlığın içinde gölgeleniyordu. Ağır ahşap kapının üzerindeki bronz tutamaklar da belli ki yıllar öncesine aitti. Zili çaldım ve inanılmaz çekicilikte, siyahlar içinde, mini etekli bir hizmetçi karşıladı beni ve içeriye aldı. Genç kadının bacakları sütün gibi dümdüz ve iriceydi, eteği nefis kalçalarını örtmek şöyle dursun, daha da çıplak gösteriyordu. İçimden, “İşte sabaha kadar emip yalamaktan bıkmayacağım bir çit bacak” diye geçirdim. Hizmetçi kadın önümde kıçını sağa sola sallaya kıvıra yürüyor, beni üst kata çıkarıyordu. Öyle ince beli, öyle iri ve güzel götü vardı ki, dayanamadım ve elimi atıp avuçladım. Bir avuç dolusu kıç eti avcuma sıkıştı, elimi iyice kapattım, canını yaktım. Bana mısın demedi, daha da kırıtmaya, götünü kıvırmaya başladı. Arkasından kalçalarını tutup kıçına doğru önümü yasladım, o da kendini arkaya verdi. Heyecanlanmıştım, o da heyecanlandığını belli etmemeye çalışarak, “sabırlı olursan bir şeyler yapabilirim belki” diye fısıldadı… Geniş koridorda bir kapının önünde durduk. “Hanımefendi içeride banyoda. Sizi bekliyor” dedi. Gerçekten de banyoya girmiştim ve editörüm çırılçıplak yıkanıyordu. Beni hissedince arkaya dönmüş, “Gelsene” demişti. Hemen soyunup yanına gittim. Onu çırılçıplak görmek beni hemen tahrik etmiş, hizmetçinin biraz önce kaldırdığı yarağımı daha da dikleştirmişti. “Bakıyorum hazırsın” dedi editörüm gülerek. Ona hemen domalmasını, arkadan yapacağımı söylediğimde, “Mümkün değil, orayı vermiyorum. Bunca yıllık kocama bile…” dedi. Onu hemen zorlayıp elimden kaçırmak istemiyordum. Kaderime razı olmuştum. Sıcak duşun okşayıcı çarpışları altında önüme oturmuş, sikimi emmeye başlamıştı. Emdiği yarağımı yüzüne yapıştırıp, aşağı yukarı sürterek yanaklarına boşalttığı zamansa zevkten ölüp ölüp diriliyordum. Muhallebi kıvamındaki meniler, duştan akan suyla karışıp, sevgili editörümün boynuna, oradan da memelerine ve daha aşağılara karnına, kasıklarına ve nihayet kadınlığına ulaşıp, yapışkanımsı bir uzantı ile banyonun mermer döşemesine süzülüyordu. Az sonra, içimde kalan son kırıntıları, damlacıkları yutmak için sikime ağzını dayadı ve güçlü emişlerle sikimi içine çekmeye başladı. Sikim, dudaklarının basıncı, ağız boşluğunun nemli, kaygan ve sıcak vakumu ile anında kabarıp büyüdü, ağzının içini dolduruverdi. Bir süre ağzına sokup çıkardıktan sonra, ilk defa deneyeceğim bir şeyi istedi benden, “Yüzüme işer misin?” dedi. Çok şaşırmıştım ama onu kırmaya da niyetim yoktu… Ikınarak getirdim benimkini, büyük ve güçlü bir şırıltıyla yüzüne patladı altın duş. Benim sıvılarım ip gibi uzayıp yüzüne çarpıp, sıcak damlacıkları etrafa, boynuna memelerine, saçlarına saçılırken, sağ eliyle dibinden kavrayıp iyice açtığı ağzına hizaladı ve akan sidikleri doldurmaya başladı. Şırıltı ile dolan ağzındaki sıvıları acele ile boşaltıyor, sonra sikimin ucunu ağzına bir-iki santim kadar sokup yeniden dolduruyordu. Bu arada boğazındaki refleksten bir miktarını da yuttuğu belli oluyordu. Sanki çeşmeden kana kana su içen birisi görüntüsü ile son damlaya kadar yaptı bunları… Artık sıvının gelmediğini görünce, sikimi çekiştirip muhallebimi getirmek için çırpınmaya başladı. Sıcak suyun ve ilk defa yaşadığım bu olayın şoku ile derhal ağzına patladım, iki elimle saçlarını dibinden kavrayıp, yüzünü sikime yapıştırdığım için çırpına çırpına, kıvrana kıvrana her damlasını yutmak zorunda kaldı. İrileşmiş gözleri ve yüzündeki gergin ifade, dudaklarından dökülen itiraz inlemeleri, bu zorla yutma işinden hiç memnun kalmadığını gösteriyordu…

Sex Hikayeleri Okumaya Devam Et:

  • müşteri temsilcisi goose canada  canada goose  Selam dostlarım bu benim size ilk hikayem.Ben 25 yaşında 1.78 boyunda kumral oldukçada yakışıklı bir gencim. Ben İstanbul da özel bir şirketin müşteri temsilciliğini yapmaktayım.İşim genellikle müşterilerimizin memnuniyetlerini araştırmak,bizden istekleri varsa yardımcı olmaktır.Bir gün şirketteyim ve sürekli görüştüğüm bir bayan müşterimiz var.Haftada en az iki defa olmak şartıyla sıcak ama başlangıçta dost hane bir görüşmeydi.Görüşme süreleri artmaya başlayınca yeşim hanım eşi ile olan sorunlarını anlatmaya ve bendende onunla ara sıra eğlenmeye gitmemizi istiyordu.Bir hafta sonuna dek getirdim ve onu eğlendirmeye götürecektim.İş yerine gittiğimde bir iki hastası vardı onları muayene etti.Sonrada beni muayenehaneye çağırdı.Yanında çalışan sekretere artık gidebilirsin diyerek onu da gönderdi. Birden sana bir soru sorucam ama bana dürüst ol diyerek (Benimle seks yapmak istermisin) dedi. Birden afalladım aynı soruyu bir daha sordu ve bende eminsen büyük bir zevkle diyerek onun yanına yaklaştım ve hemen dudağına yapışarak ona ikinci adımı attım.Birden ayağa kalktı ve beni hastalarını muayene ettiği hasta koltuğuna yatırttı. (Diş hekimi koltuğu).Birden fermuarıma saldırarak benim aleti eline aldı ve Keşke eşiminki de iş yapsa diyerek saksofona başladı.O vakum gibi dudakları ile beni ilk orgazma ulaştırdı.Daha sonra ben ayağa kalktım ve onu o koltuğa yatırdım.Dudaklarından naşladım, kulak memeleri,ensesi ve sıra göğüslerine geldiğinde üzerindeki doktor elbisesinin düğmelerini açtım.Açtım ama […]
  • Minibüsteki azgın tekkeye verdim Merhabalar adım Davut 28 yaşındayım ve Bursa’da oturuyorum. Özel bir şikette güvenlik elemanı olarak çalışıyorum. Biraz kendimden bahsetmek gerekirse eğer 1.74 boyunda 70 kilo esmer biriyim. Kadınlara olan zaafım her erkek kadar ve sürekli cinsellik düşünmekten kendimi alı koyamıyorum. Bugün sizlere minibüste yaşadığım ancak sonunu bir türlü tamamlayamadığım bir hikaye anlatacağım. Evimle işim arasında yaklaşık yarım saat kadar bir mesafe var bu yolculuğu her sabah aynı saatlerde minibüs ile yapıyorum. İşim gereği her sabah gömlek kravat ve üzerime de özel güvenlik ceketimi giyip altına kumaş pantalonumu giyerim. Oldukça şık ve bayanları cezbeden bir görüntüm olduğunu düşünüyorum. Minibüte her sabah ve her akşam hatun kovalarım ve keserim ama pek sonuç elde ettiğimi söyleyemem. Bir gün yine iş çıkışı bindim minibüse ve her zamanki gibi kalabalık bir yolculuğa denk geldim. Arkalara doğru ilerledim ve cama yakın olan kısma sırtımı dayadım ve sağı solu kesiyordum. İnenler binenler olduğu için sürekli önüme diz boyu eteği olan ve üstünde gömlek ile ceketi olan bir bayan geldi. Krem rengi takımı ve beyaz gömleği ile çok şık ve çekici duruyordu. Siyah saçları da bu elbiseyi tamamlar nitelikteydi. Topuklu siyah ayakkabısına varana kadar her yerini süzdüm ve oldukça hoşuma gitti. Minibüs belli noktalarda biraz hızlanıyor ve minibüs içindeki dengeler sarsılıyordu. Bu sırada benim ufaklık öndeki kadından etkilenmiş olsa gerek yavaş yavaş dikelmeye başladı. Minibüs sallandıkça kadına biraz daha yaklaşıyor ve ona dokunmak için çabalıyordum […]
  • Saf Komşumun Karısı Yaşım 35 ve hala çatır çatır amcık siken birisiyim. Şunu açıkça söyleyeyim karınıza iyi davranın ve sorunlarınızı sağda solda anlatmayın. Yoksa benim gibi azgın bir adam gelir ve karınızı elinizden alır, onu sike sike dümdüz eder. Sürekli ve her zaman her şeye hazırlıklı bir adamım ve aktif olarak etrafı sürekli enerji yayarım. Çok yakışıklı olmasam da bu piçliğim ve fırlamalığı m sayesinde çok amcıkla tanıştım. Bunun son örneği olan komşum Ali’nin karısı Hacer ile olan sorununu çözmek için bana gelip anlatmasıydı. Benden gidip karısıyla konuşmamı isteyince bende bu fırsatı ağlarla buluşturdum. Ali işinde gücünde bir adamdı. Biraz naif ve etrafına çabuk güvenen bir tipti. Karısı Hacer ise ne istediğini açıkça bilmeyen ve kocasından biraz daha kurnaz takılmaya çalışan bir kadındı. Aslında derdi yarraksızlıktı ama tam olarak bilmiyordu. Kocasının ona yetmediğini düşünme sebebi de buydu zaten. Ali’nin bana gelip derdini açması ile biraz ağzını nasıl kuş ötüyor mu diye yokladığımda ise yok abi ya aylardır aramızda bir şey olmadı deyince benim sikim kalkmıştı. Hacer balık etli ve bembeyaz tenli bir kadındı. Onu düşününce zaten sikim dikleşi vermişti bir anda. Zaten uzun zamandır sadece kendi karımı sikiyorum o da artık zevk vermemeye başlamıştı. Hacer bana ilaç gibi gelecekti. Ali’yi teselli edip ya sizin aranızı ben bulurum, bana gelmekle iyi ettin dedim. Yengen ile az ayrı düşmedik ben bu konuda tecrübeliyim dedim. Ali sahimi abi, düzeltir misin Hacer ile aramı. Onu çok seviyorum böyle ayrı kalmak beni üzüyor dedi. Ben de merak etme sen […]
  • domaltip.gotten.sikisme.hikayeleri “Merhaba, ben 22 yaşında bir gencim. Sizlere çalıştığım işyerinde Nilay ile yaşadığım olayları anlatacağım. Nilay benimle aynı işyerinde çalışan, 30 yaşında 1.63 boyunda, sarışın, kahverengi gözlü, Jennifer Lopez kadar mükemmel kalçalara ve davetkar göğüslere sahip, müthiş seksi, özgürlüğüne düşkün bir kadındı. Yürürken onu birisi gördüğünde döner bi daha bakardı. .    Ses tonu bile insanın içinde bir şeylerin kıpırdanmasına neden olurdu. Hiç etek giymezdi ama giydiği pantolonlar, gömlekler insanı darmadığın etmeye yetiyordu da artıyordu bile. Bazı günler bluzlarının altına sütyen bile takmıyodu. İşte o zaman göğüslerinin uçları iyice belirginleşir ve her an dışarıya fırlayacakmış gibi dururlardı. Nilay ile ben haftada 1 . gece vardiyaya birlikte kalıyorduk. Geceleri yalnız kaldığımızda ben sabaha kadar onun o muhteşem vücudunu izliyor ve tuvalete gidip onu düşünerek 31 çekiyordum. Döndüğümde nerelerdesin sen 2 saattir dediğinde sigara içiyordum gibi şeyler söylüyordum. Aramızdaki ilişki hiçbir zaman arkadaş ilişkisinden öteye gitmemişti ta ki o geceye kadar. Sabah yine genelde olduğu . gibi ofise ilk gelen ben olmuştum. Benden 10 dakika sonra koridorda Nilay belirdi. Kahverengi dar pantolonu, düğmeleri göğüslerine kadar açık beyaz gömleğinin kenarından görünen dantelli beyaz sütyeni ve kışkırtıcı parfümü ile her zamankinden daha azdırıcıydı. İçeri girdi. Günaydın deyip bana sarıldı ve öptü. Bu hareketi beni hem şaşırtmış hem de    tahrik etmişti. Şaşırtmasının nedeni, 4 aydır birlikte çalışmamıza rağmen daha önce hiç davranmadığı […]
  • Seksi Görüşmelerimizi Yapalım Mı? Seksi görüşmelerimiz, birlikte vakit geçirmemiz için en önemli konularımızdan bir tanesidir. Kendimi sizlere adamış bir kadınımdır sektör içerisinde. Erotizm odaklı bir gece yaşatmak isterim ilk amacım olarak. Demek istediğim içerisinde sadece müşteri maltepe escort ilişkisinin olması rahatsız eder beni. Ya da içerisinde seks olsa da sadece birleşmenin, boşalmanın olması da aynı şekillerde rahatsız edecektir beni. Bu tarz ikilemlerden uzak kalmak, sınırları geniş tutmak benim için daha yeri olan şeylerdir.kurtkoy escort Kendimi sizlere tamamen adamış bir isim olarak hizmetlerimin içerisinde bunları rahatlıkla görebilirsiniz. Buradan anlatmak bir tarafa, bir de gecelerimi yaşamanız bir tarafadır. Çünkü her ikisi arasındaki farkın ne kadar büyük olduğunu çok kısa süre içerisinde göreceksinizdir. Galeri içerisinde yer alan bu pendik escort Pelin’i biraz daha tanıman gerekirse. 21 yaşındaki genç, ateş gibi bir hatunumdur ben. Bu genç yaşına rağmen ve 52 kilosuna rağmen bu denli iri göğüslerinin olması ise senin için göze batacaktır belki de. Daha doğrusu gözüne girecektir direkt olarak. 169 boyundaki ateşli hatunun, seninle gecelerini yaşamaya hazır!
  • ben onu o benı istedi meraba sevgili okurlar anlatacagım olay dun izmirde gercekleşti kordonda canı sıkkın bi şekılde gezerken. denız kenarında oturan cıtır cıtır kıyafetlı guzel bı bayan gordum cok guzeldı etegıyle badısı ile bende hemen karsısında banka oturdum ve bı sıgara yaktım benı fark edınce yonunu bana dondu ve hafıf bacaklarını araladı cok tahrık olmustum. cok guzel gorunuyodu fırıkıkler verıp duruyodu ben karsısında delıye donuyodum cantasından sıgara cıkardı ve yakmak istedı zannedersem cakmagını bulamadı.ve yanıma gelıp cakmak istedı bende cantamdan cakmagı cıkarıp sıgarasunu atesledım.ve oturabılırmıyım dedı oturdu. hos beş sohpet edıyoz ama benım aklım hep bacaklarında karsıya dogru acıyo falan ben delırdım iyce benım kı kazma sapı gıbı olmustusonraheralde fark etmıs olacakkı canım sıkılıyo ya dedı bırer bıra içelımmı dedi olur dedım ve barlardan bırıne gırıp bı bıra içtık ve ben cıkalım mı dedım olur dedı daha sonra ben aklımda nasıl sıkerım dıye hayal kurmaya basladım hava da aksam olmak uzere idi aklıma fuar tarafı geldı teklıf ettım kabul etteı kafa dagıtırız dedım oyuncaklara bınerız falan dedım gıttık luna parka ve bı iki oyuncaga bındın ama ben her seferınde ona dokunup surtunmeye onu azdırmaya calısıyodum en son baktım olmucak koeku tunelıne bındık orda bana sarıldı memelerıne degdım o ne muhtesemdı ya super adete ustume cıkacaktı ben cıldırdım bunu alıp sessız bı yer buldum izmieli olanlar fuarda sessız yerlerı bılır oyla bı yere gıttık bırer sıgara içtık ve bu bana yaklastıkucagıma yattı ben sacını oksamaya basladım benım […]
Telefonda boşalmak ister misin? Hemen ara aşkım : 00353 515 737 08

Bir cevap yazın